Lütfen Bekleyin

2. Dünya Savaşının çıkmasında büyük ideolojik rolü olan faşizm akımının en büyük lideri niteliğinde olan Adolf Hitler ve faşizm’i konu alacak olan yazımıza başlayalım.

Faşizm, Etnik milliyetçilik ve sosyalizmi birleştiren bir yapıdadır. Irkçı, anti-kapitalist, anti-semitik ve anti-Marksist bir görüştür. Nasyonal Sosyalizm akımının ilk doktrini 1898 yılında Fransız teorisyen olan Maurice Barrés tarafından ortaya konmuştur. Barrés döneminde Rusya merkezli olan sosyalizmi ”bir zehir” olarak nitelendirmiştir. Sosyalizmin, ulusal sosyalizm için bir araç olduğunu ve bu uğurda kullanılması gerektiğini savunmuştur. Barrés’e göre işçiler kendi işverenlerine karşı değil, yabancı işverenlere ve yahudi sermayesine karşı savaşmalıydı. Temelini bunların oluşturduğu Faşizm akımı Hitler’e ilham vermiştir ve bu akımı benimsemesine ön ayak olmuştur.

NSDAP

Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi olarak isimlendirilen Faşizmi benimsemiş bir siyasi kuruluştur. Parti 24 Şubat 1920 yılında 25 maddelik parti maddelerinin açıklanmasından sonra küçük bir siyasi parti olarak faaliyete geçmiştir. Gazeteci Karl Harrer ve çilingir Anton Drexler partinin kurucu iki lideri konumundaydı.

Almanların I. Dünya Savaşı’nda yenilmesiyle beraber İmparatorluk yıkılmıştı ve yerine Cumhuriyet kurulmuştu. Bu hükumete ilerleyen yıllarda ”Weimar Cumhuriyet Dönemi” adı vericekti. Bu dönemde kurulan ilk partilerden biri de Alman İşçi Partisi (DAP) idi. Parti neredeyse Hitler ve faşizm ile ortak fikirlere sahipti ve bu sebeple Hitler daha sonra bu partiye katılacaktı.

Adolf Hitler

Alman ordusunun bir askeri olan Hitler 1918 yenilgisinden sonra gizli polis olarak görev almıştı. Hitler’in bir sonraki görevi Alman İşçi Partisi (DAP)’ni araştırmaktı. Hitler, partinin görüşlerini beğenmişti ve konuşmacı olan Drexler’dan etkilenmişti. Oraya aslında Partiyi araştırmak için giden Hitler etkilenerek oradaki ilk üyelerden biri olmuştu. Doğuştan konuşmacı olan ve kitleleri kolayca etkisi altına alan Hitler, partide kısa zamanda ön plana çıktı ve partinin yöneticilerinden biri oldu. Zamanla parti içinde tartışmalar ortaya çıkmaya başlamıştı. Bunun sebebi iki kurucu üyenin ortak noktada buluşamamasıydı.

Harrer, Hitler’in megaloman biri olduğunu düşünüyordu fakat Drexler’in Hitler hakkındaki görüşleri olumlu yöndeydi. Tartışmaların ardından Harrer partiden ayrıldı ve ikinci kurucu üye olan Drexler parti başkanı oldu. Drexler Hitler hakkında olumlu düşündüğünden ötürü Hitler’İn önünü açarak partide yükselmesine izin vermişti. 24 Şubat 1920 yılında 25 maddelik parti maddeleri açıklandı. Konuşmacı Adolf Hitler idi. Bu olaydan sonra Alman İşçi Partisi küçük bir oluşumdan, büyük bir siyasi partiye evrilmişti ve parti ismi ”Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi” olarak değiştirilmişti.

Parti içinde konuşmacı olarak görev alan Hitler parti lideri olacak kadar ön plana çıkmıştı. Bu noktada Hitler, lider koltuğunu Drexler’dan alarak parti lideri olmuştu. Hitler, Alman İşçi Partisi’nin benimsediği Milliyetçi ve Sosyalist hareketi Nasyonal Sosyalist ile değiştirerek resmi parti ideolojisi yaptı. Rakipleri olan komunist ve sosyal demokratlar tarafından kısaca ”Nazi” olarak adlandırıldılar.

Darbe !

Adolf Hitler

NSDAP partisinin 1923 yılında üye sayısı bir hayli artmıştı. Bu artışla beraber partinin merkezi olan Munih ile beraber Bavyera eyaletinin kontrolünü ele geçirmek üzere bir darbe girişimi başlatılmıştı. Sivil Nasyonal Sosyalistler, Sturmabteilung örgütü ve I. Dünya Savaşı komutanlarından biri olan Ludendorff olarak üç ayrı destekçi ile harekete geçilmişti. Tarihe ”Birahane Darbesi” olarak geçen darbe başarısız olmuştu. Hitler 5 yıl hapis cezası almıştı fakat 5 yıllık cezasını 9 ay yattı ve hapisteyken ”Kavgam” adlı eserini çıkardı.

Seçimler ve Yükseliş

Hitler hapisten çıktıktan sonra yarı militarist bir parti olmadığını ve darbeyle yakından uzaktan ilgisinin kalmadığını savunduğu NSDAP partisini kurdu. Hitler bununla beraber ”liderlik kolordusu” ve ”genel üyelik” olarak partiyi ikiye ayırdı. Parti ve Sturmabteilung (SA) ayrı tutuldu. SA ve Schutzstaffel (SS) destek grubu olarak tanımlandırıldı.

Yeni bir parti olan NSDAP için işler pek yolunda gitmemekteydi. Bunun en büyük sebebi halkın artık öncekine göre daha iyi durumda olmasıydı. Halk durumundan şikayetçi olmadığı için Hitler’in düşünceleri ve fikirleri fazla ilgi görmüyordu fakat bir olay gerçekleşti. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı bu olay alman halkının tekrardan sefalet ve açlık çekmesine yol açtı ve Hitler fikir ve ideolojisi tekrardan kıymete binmişti. 1930 yılında %18.3’lük bir oy alarak NSDAP en büyük ikinci alman partisi olmuştu.

1930 seçimlerinde ilk büyük seçim başarısını elde etmeyi başarmıştı ve parlemento’daki koltuk sayısını 12’den 107’ye yükseltmişti. Parti 1932 seçimlerinde tekrardan büyük bir başarı elde ederek %37.4’lük bir oy oranı aldı fakat parlemento’daki en fazla koltuk sayısına sahip parti olmalarına rağmen hala üstünlük sağlanamamıştı. 1919 yılından beri Almanya’da siyasi istikrar sağlanamıyordu. Bazı milliyetçi liderler bu istikrarı Hitler’in sağlayacağını düşündü ve Hitler’in Şansolye olmasında karar kıldılar. Dönemin Cumhurbaşkanı olan Paul von Hindenburg, 30 Ocak 1933 yılında Hitler’i Reichskanzler (İmparatorluk Şansolyesi) olarak atadı. 1933 yılında ise NSDAP oyların %43.9’unu alarak iktidarda kalacaklarını garanti altına almışlardı. Artık Hitler ve faşizm dönemi başlamıştı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılarımız;

2 thoughts on “Naziler Ve Faşizm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close
Secondary Navigation