Lütfen Bekleyin

Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi iktidara gelmesiyle beraber istikrarlı bir hükumet kuruldu ve önceki kurulan hükumetlerde ki gibi herhangi bir kriz olmadı. Hitler, İktidara gelir gelmez hayatın her alanında Nasyonal Sosyalizm’i uygulamaya geçirdi. Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi ve İmparatorluk Şansölyesi olan Hitler, Alman İmparatorluğu devletinin ve Alman halkının sosyal ve siyasi idaresini ele alarak tek bir irade altında ve kendi eline mutlak güç olarak aldı. Bundan dolayı ise kendisine karşı olabilecek herhangi bir görüşün barınmasına izin vermedi. Önceki hükumetlerin iç ve dış güçlere karşı gösterdiği askeri, siyasi ve ekonomik zayıflıktan ötürü daha güçlü ve bir ülke yaratmak amacıyla harekete geçildi. Bunun sonucunda Eğitim ve çalışma alanları Nasyonal Sosyalim’e uygun bir biçimde yeniden şekillendirildi. 13 Mart 1933 tarihinde ise yeni kurulan düzende halka yardımcı olması amacıyla Halkı Aydınlatma ve Propaganda bakanlığı kuruldu. 1 Aralık 1933 tarihinde çıkarılan kanun ile beraber NSDAP haricinde tüm partiler kapatıldı.

NSDAP yönetimi, NSDAP yöneticiler ile Nasyonal Sosyalist sivil halk ile beraber yürütüldü. 1933-1934 yılları içerisinde hızlı bir süreç ile beraber yürütüdü. Toplum, bireylerin çoğunun desteklediği Nasyonal Sosyalist sisteme kendini hızlı bir biçimde adapte etti. Kurumlar Nasyonal Sosyalizm’e uygun olarak yeniden yapılandırıldı ve empoze edildi. Weimar Döneminde Almanya’nın resmi ismi Alman İmparatorluğuydu fakat Nasyonal Sosyalistler Almanya’yı resmen bağımsız bir devlet yaparak bu ismin gerçek hakkını vermişlerdi. Nasyonal Sosyalist yönetiminde İmparatorluk ismi Monarşi’yi temsil etmiyordu. Bu isim aslında Alman halkının özgürlüğünü temsil ediyordu. 2 Ağustos 1934 tarihinden Hindenburg’un ölmesiyle beraber Hitler Cumhurbaşkanlığı ünvanını da alarak Führer konumuna gelerek mutlak güç olmuştu.

Hitler mutlak güç olduğunda ”Kavgam” adlı kitabında da belirttiği sosyal, ekonomik ve askeri ortamı oluşturmak için daha da hızlanmıştı. Bunun sonucu olarak halk günlük hayatına Nasyonal Sosyalizm’i uygulamayı bir görev olarak görmeye başlamıştı. Ekonomik gelişmelerin ve istikrarlı bir büyümenin sonucu olarak Alman halkının refah seviyesi artmıştı ve halk mutluydu. Devletin mutlak simgesi olan NSDAP devleti, hükumeti polis devletine dönüştürüldü. Nasyonal Sosyalistlere karşı olabilecek Komünistler ve Yahudiler devlet tarafından kontrol altına alındı. 1934 yılından sonra doğrudan Hitler’e bağlanan koruma birliği anlamına gelen SS, Heinrich Himmler tarafından örgütlenmişti. Hitler’in yönetim ekibinden olan ve Hitler’e tamamiyle bağlı olan Joseph Goebbels ise etkileyici konuşmalarıyla halka Nasyonal Sosyalizm propagandası yaparak halka parti fikirlerini empoze ediyordu.

Hitler iktidara geldikten 1 yıl sonra ”Uzun Bıçaklar Gecesi” olarak adlandırılan olayda 30 Haziran 1934 yılında Hitler’in emriyle beraber üst düzey SA elemanlarının ve yöneticilerinin öldürülmesini emretti. SS tarafından gerçekleştirilen olaydan sonra SA liderliğine Viktor Lutze getirildi. Bu olaydan sonra Hitler ordu üzerinde de mutlak güç olmuştu ve önce Avrupa olmak üzere Dünya fethi için gerekli orduyu kurmak için hızla çalışmalara başlamıştır.

NSDAP, Alman halkının ve ekonominin düzelmesi için yeni iş imkanları yaratmaya başlamıştı. İşçi örgütlenmesi üzerinde kontrol sağlandı. 2 Mayıs 1933 tarihinde sendikalar kapatıldı ve 24 Ekim 1934 tarihinde işçi ve işverenlerin beraber bulunduğu Korporatif Alman Emek Cephesi kuruldu. Bunlarla beraber Alman halkının refah seviyesi yükselmişti fakat ortamda hala bir kargaşa bulunmaktaydı. Propaganda sırasında Yahudilerin ve Bolşeviklerin düşman oldukları savunuluyordu. Alman halkının çoğu Nasyonal Sosyalizm’i benimsemişti. Alman gençlerinin ise %60’lık çoğunluğu Hitler Gençliği örgütüne üye olmuştu.

İktidarın tamamiyle nefret ettiği ve bütün suçu üstlerine attığı başta yahudiler için 1933 yılında Dachau’da ilk toplama kampı kuruldu. Gene aynı yılda Yahudilere karşı boykot başlatılmıştı.

İlerleyen dönemde İkinci Dünya Savaşı çıkacak olmasına rağmen şu an için Alman halkı mutlu ve refah içerisinde yaşamaktaydı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close
Secondary Navigation